13 Şubat 2011 Pazar

Kalp damar hastalıklarında kime, hangi tedavi yöntemi?

Kalp ve damar hastalıklarında tanı nasıl konuyor, kimler risk altında, yenidoğanda ve yetişkinlerde görülen kalp rahatsızlıkları neler? Hangi durumlarda hastaya stent takılıyor, hangi durumlarda ameliyat kaçınılmaz oluyor? Tüm bu soruları Bursa Acıbadem Hastanesi Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi doktorlarına sorduk…

Kalp damar hastalıkları dünyadaki ölüm sebeplerinin en başında geliyor. Erkek ve kadında farklı olmak üzere ölümlerin yaklaşık yüzde 60’ı kalp damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Bu nedenle, son yıllarda bu alanda oldukça hızlı ilerlemeler kaydedildi. Ani kalp krizlerinde damarın açılması, uzun vadeli tıkalı damarların açılması ya da açılan damarların idamesine yönelik tedaviler bu gelişmelerden sadece bazıları.

Kalp damar hastalıkları deyince akla, uzun dönemde ateroskleroza bağlı kalbin koroner damarlarında darlık ve tıkanıklıklar akla geliyor. Bunların çeşitli aşamaları var. Önce plakla başlayan hastalık, daha sonra giderek yavaş yavaş daralma ve yıllar içerisinde ani tıkanma ya da uzun vadeli yavaş tıkanma şeklinde ilerliyor.

Kadınlar, doğurganlık yaşları içinde çeşitli hormonlar tarafından, özellikle östrojen tarafından kalp damar hastalıklarından korunuyorlar. Ancak gerek normal gerek cerrahi menopoz sonrası östrojenin azalmasıyla bu koruma azalıyor. Kalp damar hastalıkları oranları ileri yaştaki kadınlar ve erkekler arasında eşitleniyor. Özellikle ailesinde erken ölüm, kolesterol yüksekliği, sigara içme alışkanlığı olan kadınlarda ileri yaştaki erkeklerden daha fazla kalp damar hastalılarına yakalanma riski var.

0 Yorum Yapılmış:

Yorum Gönder